Hızlı bir Milano Fashion Week sonrası İstanbul’da ve ofisteki ilk günüm. Milano’da bulunmak, defileleri yakından takip etmek, sunumlara katılmak, gerek moda ile ilgili gerek dünya ile ilgili farklı görüşlere sahip isimlerle tanışmak ve sohbet edebilmek benim adıma çok önemli ve çok besleyici bir deneyimdi. Oradayken bol bol fotoğraf çektik ve tabii ki bir o kadar da çekildik, ancak her biri nerelerde yayınlacak takip etmek güç olacaktır. Belki sizin karşınıza çıkarsa bana yollarsınız Mesela bu fotoğraf Nordstrom’un website’sinden.
Missoni defilesi sonrası, Machka yeni sezon etek ve kabanımlayım. Ayakkabılarım Mango, çantam ise H&M.
Milano'daki son günümde, yani Cumartesi gününde, sabah Giorgio Armani defilesinin ardından katılmam gereken iki önemli prezentasyon vardı. Bunlardan ilki Bulgari'ye aitti. Montenapoleone tarafında bulunan Bvlgari Otel'in yolunu tuttuğumda muazzam bir aksesuar koleksiyonu ile karşılacağımı az çok tahmin ediyordum tabi, ancak laf aramızda, içeride bir de Pharrell'in olacağını hiç tahmin etmiyordum!…
Bu hafta çok hızlı bir hafta, blog'da bol bol post ile Ekim'e ve - malesef ki - kışa merhaba diyeceğiz. Milano Moda Haftası izlenimlerimi anlattığım 27 Eylül tarihli köşe yazımı Akşam'ın web sitesi üzerinden okumak için buraya tıklayabilirsiniz. This is a very busy week for Onboarders since you will find…
Milano'daki üçüncü günümden hepinize merhaba! Üçüncü günüm benim adıma bir hayli önemli işleri barındırıyordu. Missoni defilesi, Gucci showroom ziyareti ve Nirvana ile kardeşliğimizin, can dostluğumuzun onuncu yıldönümünü kutlamak için Dolce & Gabbana Gold Restaurant'ta akşam yemeğimiz vardı. Tüm bu önemli olaylar için biraz gösterişli bir kıyafet tercihi yaptım. O sabahın…
ama sen çok tatlısın ki ne giysen yakışır kalp
çok şıksın. ve saçların topluyken çok yakışıyor, yüzünü kapatmıyorken de çok yakışıyor. o güzel yüzünü gizleme.